Balıkesir’in Altıeylül ilçesinde yaz sıcaklarının bastırmasıyla birlikte manda sürüleri her sabah çobanlar eşliğinde meraya çıkıyor.
İlçeye bağlı Yakupköy, Balıklı, Karamanköy, Halalca, Ayşebacı ve Bostancı mahallelerinde yetiştirilen mandalar, sabahın erken saatlerinde otlaklara doğru yola çıkıyor.
Sürüler birkaç saat boyunca ovadaki otlaklarda beslendikten sonra hava sıcaklığının yükselmesiyle birlikte suya yöneliyor.
Kazıklı Deresi’nden toplu halde geçen yüzlerce mandanın oluşturduğu görüntü, bölgeye özgü bir doğa manzarası ortaya çıkarıyor.
Dereyi geçen sürüler çamurlu su birikintilerine dalarak çamur banyosu yapıyor ve böylece günün en sıcak saatlerini serinleyerek geçiriyor.
Mandaların ter bezlerinin sığır ve atlara kıyasla çok daha az gelişmiş olması, onları serinlemek için suya ve çamura bağımlı kılıyor.
Çamur yalnızca serinletmekle kalmıyor, mandaların derisine yapışarak sinek ve parazitlere karşı doğal bir koruyucu tabaka oluşturuyor.
Balıkesir Bölgesi Hayvancılık Kooperatifleri Birliği (HAYKOOP) Başkanı Faruk Özen, mandaların su ve çamurla buluşamadığında strese girdiğini belirtiyor.
Özen, “Dere ve çamur yatakları onlar için doğal yaşamın vazgeçilmez parçası” diyerek bölgedeki su kaynaklarının mandacılık açısından büyük avantaj sağladığını vurguluyor.
7 bin 38 baş manda varlığıyla Balıkesir, Türkiye genelinde manda popülasyonunda 8. sırada yer alıyor.
Manda yetiştiriciliği bölgede uzun yıllardır sürdürülen geleneksel bir üretim faaliyeti olarak ekonomik ve kültürel önemini koruyor.
Özen, “Hayvanların meraya çıkışı sırasında ortaya çıkan görüntüler, Afrika’daki bufalo sürülerini andırıyor” diyerek manzaranın belgesel niteliğine dikkat çekiyor.
HAYKOOP Başkanı, bu doğal zenginliğin doğru değerlendirilmesi halinde bölgede kırsal turizme de katkı sağlayabileceğini ifade ediyor.
Manda sütünden üretilen kaymak, yoğurt ve diğer süt ürünleri yoğun talep görüyor ve bölge ekonomisine önemli katkı sunuyor.
Türkiye’nin en bilinen manda ürünü olan Afyon kaymağı dışında Balıkesir mandacılığı da son yıllarda bilinirlik kazanıyor.
Manda çobanı Mustafa Ovalı, sıcak havalarda hayvanların birkaç saat otladıktan sonra mutlaka dere veya çamurlu alan aradığını söylüyor.
Bölgede su ve çamur kaynaklarının bol olması mandaların rahat etmesini sağlıyor ve yetiştiricilere büyük kolaylık sunuyor.
Mandacılık geleneği Anadolu’da yüzyıllar öncesine uzanıyor ve özellikle sulak ovalarda nesiller boyu sürdürülen bir geçim kaynağı olma özelliğini taşıyor.
Altıeylül’ün kırsal mahallelerinde her yaz tekrarlanan bu manzara, bölgenin mandacılık kültürünü ve doğal yaşam zenginliğini gözler önüne seriyor.
(AA)
