Çocukların Dijital Güvenliği İçin Kritik Uyarılar: Dijital Yetim Nesli Tehlikesi

Çocukların Dijital Güvenliği İçin Kritik Uyarılar: Dijital Yetim Nesli Tehlikesi

Yusuf Arslan
7 Haziran 2026

EVRİN GÜVENDİK / ANKARA – TBMM Okul Saldırıları ve Çocuklar İçin Dijital Riskler Araştırma Komisyonu, ebeveynlerin çocuklarını dijital ortamlarda yalnız bıraktığına dikkat çekerek “dijital yetim” kavramının giderek yaygınlaştığını vurguladı. Gazi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Selman Kamer, komisyon toplantısında bu yeni neslin karşılaştığı risklere karşı alınması gereken önlemleri tartıştı.

Prof. Dr. Halil İbrahim Bülbül, dijital çağın getirdiği tehlikeleri ele alırken erken müdahalenin önemini vurguladı. Bülbül, çözüm önerilerini “güvenlik tasarımının ilk aşamada düşünülmesi, yaşa uygun filtrelerin uygulanması ve çocuk dostu şikayet mekanizmalarının oluşturulması” şeklinde sıraladı. Ayrıca, dijital vatandaşlık ve medya okuryazarlığının eğitim müfredatına dahil edilmesi gerektiğini belirtti.

Bülbül, okullarda “Tehdit Değerlendirme Ekibi” oluşturulmasını önererek, bu ekibin her gün tüm olayları kaydetmesi gerektiğini ifade etti. “Zararlı durumlar tespit edildiğinde hemen müdahale edilecek. Ayrıca, okuldaki internet erişiminin sınırlı olması gerekiyor.” dedi. Rehber öğretmen ve psikolog kadrolarının arttırılması gerektiğini de vurgulayan Bülbül, “Rehber öğretmenler, öğrencilerin yalnızca üniversite tercihleriyle değil, sosyal ve duygusal sorunlarıyla da ilgilenmelidir.” ifadelerini kullandı.

Okul güvenliği için alınan önlemleri değerlendiren Bülbül, girişte silah dedektörleri ve güvenlik görevlileri bulundurmanın önemine dikkat çekti. Ayrıca, sınıf başkanlarının olumsuz davranışları bildirme konusunda eğitilmesinin faydalı olacağını belirtti.

Prof. Dr. Selman Tunay Kamer, ebeveynlerin çocuklarına teknoloji sağladığını ancak onları dijital dünyada yalnız bıraktığını ifade etti. “Dijital yetim” kavramını vurgulayan Kamer, çocukların dijital ortamda karşılaştıkları zorlukların, yetişkinlerin bile başa çıkmakta zorlandığı konular olduğunu dile getirdi.

Kamer, dijital riskleri azaltmak için bir “dijital denetleme kurulu” ve yerli bir oyun derecelendirme kuruluşu kurulmasını önerdi. Oyunların Türkiye’ye girişinden önce uygunluk derecelendirmesinin yapılması gerektiğini belirtti ve “Ebeveynler, sosyal medya platformları ve diğer ilgili kurumlar iş birliği yaparak çocukların güvenliğini sağlamak için daha etkin bir koordinasyon oluşturmalıdır.” şeklinde ekledi.

Bu uyarılar, çocukların dijital dünyadaki güvenliğinin sağlanmasının ne denli kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.